Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yazılar

İntihar Eden Tanrı

  Tanrı, insanların onu artık fark etmediğini ilk başta bir sorun olarak görmedi. Zaten uzun zamandır hedefi buydu: dünyanın kendi kendine işleyebilmesi . Acı nın azalması, çatışmaların seyrekleşmesi, hayatın daha öngörülebilir hâle gelmesi. İnsanlar güvenliydi. Hayatta kalmak artık bir mesele değildi. Başta bu bir başarıydı. Şehirler düzenliydi, ilişkiler daha az yıpratıcıydı, kayıplar istatistiksel olarak düşüktü. Kimse büyük felaketler yaşamıyordu. Büyük sevinçler de yoktu ama buna kimse takılmıyordu. Tanrı, uzun süre bunu denge sandı. Sonra küçük şeyler dikkatini çekmeye başladı. İnsanlar artık tartışmıyordu, sadece fikir değiştiriyordu. Kırılmıyorlardı, uyum sağlıyorlardı. Ayrılıklar dramatik değildi; gerekçeliydi. Kimse büyük hatalar yapmıyor, kimse büyük bedeller ödemiyordu. Hayat, pürüzsüz bir yüzey gibi akıyordu. Tanrı insanların arasına karışmayı severdi. Onları izlerdi. Bir parkta yan yana oturup telefonlarına bakan çiftleri, aynı kelimelerle kurulan cümleleri, ...

En Son Yayınlar

Yaşamak Yan Etki

Bilincin Tersyüzü

Tanrı’nın Sustukları: Varoluşun Boşluğu