Aidiyetsiz

Aidiyetsiz


 yine o garip his

varla yok arasında kimsenin fark etmeye götü yemediği o garip noktadayım. yalnız mıyım yalnızlaşıyor muyum ya da yanlış yerde miyim. neyin gerçek olduğunu anlamam için hangi yansımadan vazgeçmeliyim ya da vazgeçtiğim hangi yansımayı yok etmeliyim…


kendime güvenemiyorum. mesele bu aslında. gördüğüm şeye değil, gördüğümü sandığım şeye bakıyorum gibi. arada bir fark var ama yakalayamıyorum. kendime dönüyorum, orası da aynı. net bir şey yok. karar veremiyorum değil, verdiğim karara inanamıyorum. sanki bir başkası benim yerime karar veriyor da ben sonradan öğreniyorum. sonra o kararı savunmak zorunda kalıyorum. ama neden savunduğumu bilmiyorum.


ve şunu fark ediyorum: belki de sorun cevap bulamamak değil. sorun, hiçbir cevabın içime oturmaması. neye inansam biraz sonra elimde dağılıyor. neyi tutsam, bana ait değil gibi geliyor.


o yüzden vazgeçmem gereken şey belki de bir yansıma falan değil. belki de vazgeçmem gereken şey, bir şeyin gerçekten bana ait olabileceği fikri. kendimin bile…